Konkordato, borçlarını ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya kalan dürüst borçluya, alacaklılarla mahkeme denetiminde bir uzlaşma imkânı tanıyan ve mahkeme onayıyla bağlayıcı hale gelen bir borç yeniden yapılandırma kurumudur. 2018 yılında iflas ertelemesi kaldırılarak konkordato uygulaması güçlendirilmiş ve pek çok şirket bu yola başvurmaya başlamıştır.
Konkordato hem borçlu hem alacaklı açısından ciddi hukuki sonuçlar doğuran ve teknik bilgi gerektiren bir süreçtir. Bu yazıda konkordatonun kimler tarafından kullanılabileceğini, geçici ve kesin mühlet aşamalarını, alacaklılar üzerindeki etkilerini ve itiraz yollarını ele alacağız.
Kimler Başvurabilir?
Konkordato, İcra ve İflas Kanunu'nun 285. maddesi ve devamında düzenlenmektedir. Başvuru hakkına ilişkin temel koşullar şunlardır:
- Borçlunun kendisi başvurabilir: Tacir olsun ya da olmasın, borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesiyle karşılaşan herhangi bir borçlu konkordato talep edebilir. Alacaklılar konkordato talep edemez; bu hak yalnızca borçluya aittir.
- Dürüstlük koşulu: Borçlunun konkordatoya başvurabilmesi için mal kaçırma, hileli iflas gibi suç teşkil eden eylemler gerçekleştirmemiş olması gerekir. Mahkeme, başvurunun dürüst bir amaca dayandığını değerlendirir.
- Mali güçlük kanıtı: Borçlunun son bilanço, nakit akış tabloları, aktif ve pasif listesi gibi mali belgelerle ödemelerini karşılayamadığını somut biçimde ortaya koyması gerekir. Soyut beyan yeterli değildir.
- Yetkili mahkeme: Başvuru, borçlunun ticaret mahkemesi sıfatını taşıyan Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yapılır. Tacir olmayan borçlular için Asliye Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
- İflasa tabi olmayan kişiler: İflasa tabi olmayan borçlular (örneğin esnaflar veya bireysel borçlular) da konkordatoya başvurabilir; bu kişiler için prosedür bazı farklılıklar içerir.
Geçici ve Kesin Mühlet
Konkordato süreci iki aşamalı bir mühlet sistemine dayanmaktadır. Bu mühletler boyunca borçlu icra baskısından korunmakta ve alacaklılarla bir çözüm planı hazırlamak için süre kazanmaktadır.
- Geçici mühlet: Mahkeme, başvuruyu inceleyerek haklı görürse 3 aylık geçici mühlet kararı verir. Bu süre zorunlu hallerde 2 aya kadar uzatılabilir. Geçici mühlet kararıyla birlikte mahkeme bir kayyım atar; kayyım borçlunun işlemlerini denetler ve icra takipleri durur.
- Kesin mühlet: Geçici mühlet dolmadan mahkeme, kayyımın raporunu değerlendirerek kesin mühlet kararı verebilir. Kesin mühlet 1 yıldır; gerekçeli başvuruyla 6 aya kadar uzatılabilir. Kesin mühlet boyunca yeni icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durdurulur.
- Mühlet süresince devam eden takipler: Rehinli alacaklılar mühlet kararından etkilenmez; kural olarak rehinli mallar üzerindeki haciz işlemleri sürebilir. Ancak mahkeme bu konuda da tedbir kararı verebilir.
- Kayyımın rolü: Mahkeme tarafından atanan kayyım, borçlunun işletme kararlarını denetler ve aylık raporlar sunar. Borçlu, kayyımın onayı olmaksızın önemli işlemler yapamaz. Kayyımın olumsuz raporu kesin mühletin kaldırılmasına neden olabilir.
"Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya bu duruma düşme tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmesini veya taksitlendirilmesini talep edebilir." — İİK m.285/1
Alacaklılar Açısından Konkordato
Konkordato, alacaklılar açısından da önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Alacaklıların süreci dikkatli takip etmesi büyük önem taşır.
- Alacak kaydı: Kesin mühlet kararının ilanından sonra alacaklılar, alacaklarını kayyıma bildirmelidir. Kaydedilmeyen alacaklar konkordato kapsamı dışında kalabilir.
- Ödeme planı: Borçlu, alacaklılara sunulmak üzere bir konkordato projesi hazırlar. Bu projede alacaklılara ne oranda ve hangi vadelerle ödeme yapılacağı belirtilir.
- Alacaklılar kurulu oylaması: Konkordato projesinin kabul edilmesi için belirli çoğunluk koşullarının sağlanması gerekir: alacaklıların yarısından fazlasının ve toplam alacak miktarının üçte ikisinin oyu.
- Mahkeme onayı: Çoğunluk sağlansa bile mahkeme konkordato projesini incelemek ve adalete uygunluğunu denetlemek zorundadır. Mahkeme, projeyi onaylamazsa reddeder.
- Bağlayıcılık: Mahkeme tarafından onaylanan konkordato projesi tüm alacaklılar için bağlayıcıdır; oy kullanmayan veya ret oyu kullanan alacaklılar da bu plana uymak zorundadır.
Konkordatoya İtiraz ve İptal
Konkordato sürecinde hem borçlu hem de alacaklılar için çeşitli itiraz mekanizmaları öngörülmüştür:
- Alacaklıların itirazı: Alacaklılar, konkordato projesine itiraz edebilir. İtiraz gerekçeleri arasında projenin haksız ve adaletsiz olması, borçlunun iyi niyetsiz davranması veya dürüstlük koşulunu karşılamaması sayılabilir. İtiraz mahkemece incelenir.
- Mahkemenin reddi ve iflas: Mahkeme konkordato projesini reddederse, borçlu iflasa tabi bir tacirse iflas kararı verilmesi gündeme gelebilir. Bu durum alacaklılar açısından da önemli sonuçlar doğurur.
- Konkordatounun ihlali: Onaylanan konkordato planının borçlu tarafından ihlal edilmesi halinde alacaklılar, konkordatounun iptali için mahkemeye başvurabilir. İptal kararıyla birlikte alacaklılar haklarına eski koşullarda kavuşabilir.
- Cezai yaptırımlar: Konkordato sürecinde mal gizleyen, alacaklıları yanıltan veya hileli işlem yapan borçlular hakkında cezai kovuşturma başlatılabilir. Bu durum hem konkordatonun iptaline hem de hapis cezasına yol açabilir.
Konkordato, doğru kullanıldığında borçluya ekonomik açıdan ikinci bir şans sunan ve alacaklıların en azından bir kısmını geri alabildiği dengeli bir hukuki mekanizmadır. Ancak bu sürecin başarıyla yönetilebilmesi; mali tabloların eksiksiz hazırlanmasını, gerçekçi bir ödeme planı oluşturulmasını ve tüm sürecin titiz bir hukuki takiple yürütülmesini zorunlu kılmaktadır. Gerek borçlu gerekse alacaklı konumundaysanız, konkordato sürecinde deneyimli bir icra ve iflas hukuku avukatından destek almanızı kesinlikle tavsiye ederiz.
Yorumlar
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!