Aile Hukuku

Çocuk Kaçırma ve Uluslararası Velayet: La Haye Sözleşmesi

· 7 dk okuma · Av. Saliha Senem Mercan
Hukuk kütüphanesi - Aile Hukuku
Uluslararası çocuk kaçırma vakaları, La Haye Sözleşmesi çerçevesinde 100'den fazla ülke arasında çözüme kavuşturulmaktadır.

Uluslararası evliliklerin artması ve nüfusun hareketliliğiyle birlikte, çocuğun ebeveynlerden biri tarafından diğer ebeveynin rızası olmaksızın yurt dışına götürülmesi vakaları da giderek yaygınlaşmaktadır. Bu durum, hem ulusal hem de uluslararası hukukta özel düzenlemeler gerektiren, son derece hassas bir alandır. Türkiye'nin taraf olduğu 1980 tarihli La Haye Sözleşmesi, bu konuda temel başvuru kaynağıdır.

Çocuğun Uluslararası Kaçırılması Nedir?

Uluslararası çocuk kaçırma; çocuğun, velayet veya kişisel ilişki hakkına sahip olan ebeveynin bilgi veya rızası olmaksızın alışılmış ikamet ettiği ülkeden başka bir ülkeye götürülmesi ya da gönderildikten sonra iade edilmemesidir. Bu eylem yalnızca ebeveynin bireysel hakkını değil, çocuğun yaşamını, eğitimini ve sosyal ilişkilerini de doğrudan etkiler.

Türk hukukunda çocuğun rıza alınmadan yurt dışına götürülmesi ayrıca Türk Ceza Kanunu kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ya da çocuğun kaçırılması suçunu oluşturabilir.

1980 Tarihli La Haye Sözleşmesi

Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yönlerine İlişkin La Haye Sözleşmesi, 25 Ekim 1980 tarihinde imzalanmış ve uluslararası çocuk kaçırma vakalarında en temel çözüm aracı olmuştur. Sözleşmenin iki temel amacı vardır:

  • Haksız olarak götürülen ya da alıkonulan çocuğun alışılmış ikamet ettiği ülkeye derhal iadesini sağlamak.
  • Sözleşmeye taraf devletlerde velayet ve kişisel ilişki haklarının fiilen kullanılmasını güvence altına almak.
"Sözleşme'nin amaçlarından biri, bir Akit Devletteki çocuk velayeti haklarının, diğer Akit Devletlerde fiilen kullanılmasını sağlamaktır." — 1980 La Haye Sözleşmesi, Madde 1/b

Türkiye'nin Sözleşmeye Taraf Olması

Türkiye, 1980 La Haye Sözleşmesi'ni 1 Ağustos 2000 tarihinde onaylayarak iç hukukuna aktarmıştır. Bu tarihten itibaren Türkiye, sözleşmenin sağladığı iade mekanizmasından hem yararlanan hem de sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumlu bir devlet konumundadır.

Türkiye'nin sözleşmeye taraf olması, hem Türkiye'den yurt dışına götürülen hem de yurt dışından Türkiye'ye kaçırılan çocuklar için çözüm yolları açmaktadır.

İade Talebinin Nasıl Yapıldığı

Sözleşme kapsamında iade talebi, devletler arasındaki merkezi makamlar aracılığıyla yürütülmektedir. Türkiye'de merkezi makam, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'dür. İade talebinin adımları şöyle işler:

  • Adım 1: Çocuğun götürüldüğü ya da alıkonulduğu ülkedeki merkezi makama ya da Türkiye Adalet Bakanlığı'na başvurulur.
  • Adım 2: Merkezi makamlar arasında bilgi alışverişi yapılır; çocuğun bulunması için iş birliği sağlanır.
  • Adım 3: İadenin sağlanamaması durumunda yabancı ülkedeki yetkili mahkemede iade davası açılır.
  • Adım 4: Mahkeme, sözleşmenin öngördüğü hızlı yargılama usulüyle — genellikle 6 hafta içinde — karar vermelidir.
Zaman Kritik Öneme Sahiptir Çocuk götürüldükten itibaren geçen süre ne kadar uzarsa, iade talebinin kabulü o kadar zorlaşabilir. Ayrıca çocuğun yabancı ülkede 1 yılı aşkın süre kaldığı durumlarda mahkemelerin iade kararı vermesi daha güç hale gelir.

İade Talebinin Reddi Halleri

La Haye Sözleşmesi, bazı sınırlı durumlarda iade talebinin reddedilebileceğini öngörmüştür. Bu istisnalar dar yorumlanmakla birlikte şunlardır:

  • Ağır zarar tehlikesi: İadenin çocuğu fiziksel ya da psikolojik tehlikeye maruz bırakacağının kanıtlanması.
  • Çocuğun görüşü: Makul düzeyde olgunlaşmış bir çocuğun iade edilmeyi açıkça reddetmesi.
  • Temel insan hakları: İadenin çocuğu, devletin korumakla yükümlü olduğu temel haklarla bağdaşmayan bir ortama sokacak olması.
  • Başvurunun gecikmesi: Kaçırılmanın üzerinden 1 yıldan fazla süre geçmiş ve çocuğun yeni ortamına uyum sağlamış olması.

Türkiye'den Yurt Dışına İzinsiz Götürme: Pasaport İptal Şerhi

Türkiye'de çocuğunuzun diğer ebeveyn tarafından izinsiz yurt dışına götürülmesini önlemek için alınabilecek önlemler şunlardır:

  • Pasaport çıkış şerhi: Aile mahkemesinden çocuğun pasaportunun iptal edilmesi ya da yurt dışı çıkış yasağı konulması talep edilebilir.
  • Velayet kararına şerh: Mahkemenin velayet veya kişisel ilişki kararına yurt dışı çıkış yasağı eklettirilebilir.
  • Emniyet ve pasaport müdürlüklerine bildirim: Yargı kararı alındıktan sonra ilgili birimlere bildirimde bulunularak kayıt altına alınır.

Velayet Kararının Yurt Dışında Tanıtılması

Türk mahkemelerince verilen velayet kararlarının yabancı ülkede geçerliliği, o ülkenin iç hukukuna göre değişmektedir. La Haye Sözleşmesi'ne taraf ülkelerde tanıma ve tenfiz süreçleri daha hızlı işleyebilmektedir. Taraf olmayan ülkelerde ise ülkenin hukuku çerçevesinde ayrı bir dava açılması gerekebilir.

Uluslararası velayet uyuşmazlıkları, birden fazla ülkenin hukukunun aynı anda uygulandığı son derece karmaşık davalar içermektedir. Bu alanda uzman bir avukattan destek almak, sürecin başından itibaren hak kayıplarını önlemek açısından vazgeçilmezdir.

Paylaş
İlgili Yazılar

Yorumlar

Yorum Yaz

0 / 2000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!