İş Hukuku

Zorunlu Arabuluculuk: Dava Açmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

· 8 dk okuma · Av. Saliha Senem Mercan
Zorunlu Arabuluculuk: Dava Açmadan Önce Bilinmesi Gerekenler — konu görseli
Zorunlu arabuluculuk, birçok uyuşmazlıkta mahkemeye gitmeden önce tamamlanması gereken bir dava şartıdır.

Bir alacağınız için mahkemeye başvurmak istediğinizde, birçok uyuşmazlık türünde doğrudan dava açamazsınız. Önce arabulucuya gitmeniz gerekir. Buna dava şartı arabuluculuk denir ve atlanması hâlinde açtığınız dava esasa girilmeden usulden reddedilir.

Arabuluculuk, tarafların bağımsız ve tarafsız bir arabulucu eşliğinde uyuşmazlığı kendi iradeleriyle çözmeye çalıştığı bir yöntemdir. Karar veren bir merci değildir; arabulucu hüküm kurmaz, tarafları uzlaşmaya yönlendirir. Anlaşma sağlanırsa süreç mahkemeye hiç gitmeden biter.

Hangi Uyuşmazlıklarda Zorunludur?

Dava şartı arabuluculuk kapsamı zaman içinde genişlemiştir. Bugün başlıca şu uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmadan dava açılamaz:

  • İşçi–işveren uyuşmazlıkları: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti gibi işçilik alacakları ile işe iade talepleri.
  • Ticari davalar: Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi kapsamında, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri.
  • Tüketici uyuşmazlıkları: Tüketici hakem heyetinin görev sınırını aşan ve tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklar.
  • Kira, ortaklığın giderilmesi ve komşuluk hukuku: Kiralanan taşınmazların tahliyesi ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, taşınmazın paylaştırılması ve komşu hakkına ilişkin talepler.

Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili rücu davaları dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır; bu davalar doğrudan açılabilir.

Aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar (boşanma, velayet, nafaka) ile ceza yargılaması da bu kapsamda değildir. Ceza hukukunda ayrı bir kurum olan uzlaştırma uygulanır.

Süreç Nasıl İşler?

Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro, listeden bir arabulucu görevlendirir. Taraflar isterlerse arabulucuyu birlikte de belirleyebilir.

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren tarafları toplantıya çağırır. Görüşmeler yüz yüze veya elektronik ortamda yapılabilir. Taraflar bizzat katılabileceği gibi avukatlarıyla birlikte de katılabilir.

Sürecin sonunda üç ihtimal vardır:

  • Anlaşma: Taraflar uzlaşır ve anlaşma belgesi düzenlenir. Uyuşmazlık burada biter.
  • Anlaşamama: Son tutanak düzenlenir. Bu tutanak, dava açabilmenin ön şartıdır ve dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.
  • Katılmama: Taraflardan biri ilk toplantıya mazeretsiz katılmazsa süreç sona erer. Bu durumda katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.

Süreler — En Kritik Nokta

Arabuluculukta iki ayrı süre vardır ve karıştırılmamalıdır.

Arabuluculuğun kendi süresi: Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci üç hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Yani süreç azami dört haftada tamamlanır.

Başvuru ve dava süreleri: Asıl risk buradadır. İşe iade talebinde, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa işe iade hakkı tamamen ortadan kalkar. Anlaşmazlık hâlinde ise son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.

Alacak talepleri bakımından hak düşürücü süre yerine zamanaşımı işler; ancak arabuluculuğa başvuru zamanaşımını durdurur. Bu nedenle geç kalmamak yine de önemlidir.

Anlaşma Tutanağının Hukuki Gücü

Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, tarafların ve avukatlarının birlikte imzalaması hâlinde ilam niteliğinde belge sayılır. Bu, mahkeme kararıyla aynı icra gücüne sahip olduğu anlamına gelir: karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmezse ayrıca dava açmanıza gerek kalmaz, doğrudan icra takibi başlatabilirsiniz.

Bu güç, anlaşma metninin özenle kaleme alınmasını zorunlu kılar. Belirsiz ifadeler, eksik kalan alacak kalemleri veya kapsamı fazla geniş tutulmuş bir ibra hükmü sonradan telafi edilemez. İmzalanan metin, ileride açılacak bir davada aleyhinize delil olarak kullanılabilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan hata, işçinin görüşmeye tek başına katılıp alacaklarının ne kadar olduğunu bilmeden düşük bir rakama anlaşmasıdır. Anlaşma sağlandıktan sonra aynı alacak için dava açılamaz.

Arabuluculuk Ücreti

Ücret, sürecin nasıl sonuçlandığına göre değişir:

  • Anlaşamama hâlinde: Arabulucunun iki saatlik ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Taraflar bir ödeme yapmaz. İki saati aşan kısım, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit paylaşılır.
  • Anlaşma hâlinde: Ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'ne göre, anlaşılan tutar üzerinden nispi olarak hesaplanır.

Tarife her yıl Adalet Bakanlığı tarafından güncellenmektedir; güncel oranlar için başvuru sırasında arabuluculuk bürosundan bilgi alınmalıdır.

Avukatla Katılmak Neden Önemli?

Arabuluculuk, mahkemeye göre hızlı ve düşük maliyetli bir yoldur. Ancak sonuçları mahkeme kararı kadar bağlayıcıdır. Görüşmeye hazırlıksız girmek, hakkınızın altında bir rakama razı olmanıza yol açabilir.

Görüşme öncesinde alacak kalemlerinizin hesaplanması, elinizdeki belgelerin (bordro, hizmet dökümü, sözleşme, fesih bildirimi) değerlendirilmesi ve karşı tarafın teklifinin gerçek değerinin ortaya konması gerekir. Anlaşma metnindeki tek bir cümle, sonradan talep edebileceğiniz kalemleri ortadan kaldırabilir.

Süreyi kaçırmayın İşe iade talebinde arabulucuya başvuru süresi, fesih bildiriminin size tebliğ edildiği tarihten itibaren bir aydır ve hak düşürücüdür. Bu süre geçtikten sonra arabuluculuk da dava da mümkün olmaz. Fesih bildirimini ve tebliğ tarihini mutlaka saklayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Arabulucuya başvurmadan dava açarsam ne olur?

Mahkeme davayı esasa girmeden, dava şartı yokluğundan usulden reddeder. Bu durumda yeniden arabulucuya başvurup süreci tamamlamanız ve ardından yeni bir dava açmanız gerekir; bu da zaman ve masraf kaybı demektir.

Arabuluculuk görüşmesine katılmak zorunda mıyım?

Katılmama hâlinde süreç sona erer ve dava yolu açılır; ancak mazeretsiz katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu nedenle katılmamak ciddi bir mali risk taşır.

Arabuluculukta anlaştım, sonra dava açabilir miyim?

Anlaşma sağlanan konularda yeniden dava açılamaz. Anlaşma belgesi ilam niteliğinde olduğundan, karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmezse dava açmak yerine doğrudan icra takibi başlatılır.

Arabuluculuk ne kadar sürer?

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci üç hafta içinde bitirir; zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Yani azami süre dört haftadır.

Paylaş
İlgili Yazılar

Yorumlar

Yorum Yaz

Yorumlar moderasyondan geçtikten sonra yayınlanır. Bu bölüm genel bilgilendirme alanıdır; buradaki yanıtlar hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Lütfen kişisel dosya bilgisi, kimlik bilgisi veya belge paylaşmayınız — bunlar için telefonla iletişime geçiniz.

0 / 2000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!