Yargılama Usulü

Karar Düzeltme Kaldırıldı: Kesinleşmiş Karara Karşı Ne Yapılır?

· 6 dk okuma · Av. Saliha Senem Mercan
Karar Düzeltme Kaldırıldı: Kesinleşmiş Karara Karşı Ne Yapılır? — konu görseli
Kesinleşmiş karar için olağan kanun yolu yoktur; kalan yollar olağanüstüdür.

"Karar düzeltmeye gideriz" cümlesi hâlâ sık duyuluyor. Oysa bu yol, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte kaldırıldı.

Bugün olağan kanun yolları istinaf ve temyizden ibaret. Bu yazıda hangi karara karşı hangi yolun açık olduğunu, süreleri ve kesinleşmiş bir karar için kalan olağanüstü yolları anlatıyoruz.

Kanun Yolları Bugün Nasıl İşliyor?

İlk derece mahkemesinin kararına karşı ilk başvuru yolu istinaftır. Bölge adliye mahkemesi dosyayı hem maddi hem hukuki yönden yeniden inceler; gerekirse duruşma açar ve delil toplar.

İstinaf kararına karşı, kanunun izin verdiği hâllerde temyiz yolu açıktır. Yargıtay yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapar; olayın esasına girmez, tanık dinlemez.

Her karar temyiz edilemez. Kanun, parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklar ile bazı dava türleri bakımından istinaf kararını kesin saymıştır. Bu hâllerde dosya istinafta biter.

Karar düzeltme ise bu yapının kurulmasıyla birlikte kaldırılmıştır; kesinleşmiş bir karara karşı yeniden inceleme isteyen olağan bir yol bugün mevcut değildir.

Süreler

Kanun yollarında süreler kısadır ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işler:

  • Hukuk davalarında istinaf: kural olarak iki hafta
  • Hukuk davalarında temyiz: kural olarak iki hafta
  • Ceza davalarında istinaf ve temyiz: kural olarak yedi gün

Bazı dava türlerinde özel süreler öngörülmüştür; iş uyuşmazlıkları ve icra hukuku uyuşmazlıkları bakımından ayrı düzenlemeler bulunur.

Gerekçeli karar yazılmadan ayrıntılı başvuru hazırlanamayacağı için, süreyi korumak amacıyla önce süre tutum dilekçesi verilir; gerekçe tebliğ edildikten sonra ayrıntılı dilekçe sunulur.

Yargılamanın Yenilenmesi

Kesinleşmiş bir karara karşı başvurulabilecek ilk olağanüstü yol yargılamanın yenilenmesidir. Ancak sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır; kararı beğenmemek bir sebep değildir.

Başlıca sebepler:

  • Davaya bakması yasak olan hâkimin karara katılmış olması
  • Karara esas alınan belgenin sahte olduğunun anlaşılması
  • Karara esas alınan tanık beyanının yalan olduğunun kesinleşmiş hükümle tespit edilmesi
  • Yargılama sırasında elde edilemeyen, sonradan ele geçen belge
  • Vekil veya temsilcinin yetkisiz olması
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ihlal kararı

Başvuru, sebebin öğrenilmesinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde ve kararı veren mahkemeye yapılır. Ayrıca kesin bir üst süre vardır; bu süre geçtikten sonra yenileme istenemez.

Anayasa Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru

İkinci olağanüstü yol, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurudur. Başvuru, kararın hukuka uygunluğunun yeniden denetlenmesi için değil, temel hak ihlali iddiasıyla yapılır.

Şartları:

  • Anayasa'da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki bir hakkın ihlal edildiği iddiası
  • Olağan kanun yollarının tüketilmiş olması
  • Nihai kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde başvurulması
  • Başvurucunun güncel ve kişisel bir zararının bulunması

AYM ihlal kararı verirse, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyayı ilgili mahkemeye gönderebilir; bu da yeniden yargılamaya yol açabilir.

Otuz günlük süre kesindir ve mazeret kabul edilmez. Uygulamada en sık kaybedilen hak, bu sürenin kaçırılmasıdır.

Hangi Yol Hangi Durumda?

Karar elinize geçtiğinde sıralama şu şekilde kurulmalıdır:

  1. Karar kesinleşmemişse: istinaf; şartları varsa ardından temyiz. Süre tutum dilekçesini ihmal etmeyin.
  2. Karar kesinleşmiş ve kanunda sayılan bir sebep varsa: yargılamanın yenilenmesi.
  3. Temel hak ihlali iddiası varsa ve olağan yollar tüketildiyse: AYM'ye bireysel başvuru — otuz gün.
  4. AYM başvurusu da sonuçsuz kalırsa: koşulları varsa AİHM'e başvuru gündeme gelebilir.

Bu yollar birbirinin alternatifi değil, sıralı aşamalardır. Bir aşama atlandığında sonraki aşama da kapanır: örneğin istinafa gidilmeden yapılan AYM başvurusu, kanun yolları tüketilmediği için kabul edilemez bulunur.

Gerekçeli kararı beklerken süre işler

En sık yapılan hata, "gerekçeli karar gelmedi, süre başlamadı" varsayımıdır. Kısa karar tefhim edilmişse süre tutum dilekçesi verin. Tebligat adresinizi güncel tutun; adres değişikliğini bildirmemek en yaygın hak kaybı sebebidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Karar düzeltme yolu neden kaldırıldı?

Bölge adliye mahkemelerinin (istinaf) faaliyete geçmesiyle iki dereceli denetim kurulmuş ve ayrı bir karar düzeltme aşamasına gerek görülmemiştir.

İstinaf kararı kesin mi?

Bazı hâllerde kesindir. Kanun, parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklar ve belirli dava türleri bakımından istinaf kararını kesin sayar; bu durumda temyiz yolu kapalıdır.

Yargılamanın yenilenmesi her karara karşı açılır mı?

Hayır. Sebepler kanunda sınırlı olarak sayılmıştır; sahte belge, yalan tanıklık, sonradan ele geçen belge ve AİHM ihlal kararı başlıcalarıdır.

AYM başvurusu ne kadar sürede yapılmalı?

Nihai kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde. Bu süre kesindir ve olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir.

Süre tutum dilekçesi ne işe yarar?

Gerekçeli karar yazılmadan kanun yoluna başvurma iradesini bildirir ve süreyi korur; ayrıntılı gerekçeler tebliğden sonra sunulur.

Hazır dilekçe örneği İstinaf Başvuru Dilekçesi Örneği Hazır dilekçe örneği Temyiz Dilekçesi Örneği Hazır dilekçe örneği Yargılamanın Yenilenmesi Dilekçesi Örneği Hazır dilekçe örneği Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Dilekçesi Örneği
Paylaş
İlgili Yazılar

Yorumlar

Yorum Yaz

Yorumlar moderasyondan geçtikten sonra yayınlanır. Bu bölüm genel bilgilendirme alanıdır; buradaki yanıtlar hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Lütfen kişisel dosya bilgisi, kimlik bilgisi veya belge paylaşmayınız — bunlar için telefonla iletişime geçiniz.

0 / 2000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!